May202013

Babaanne evi

Sokağa girerken başlar heyecanı. Toprak bir yolu vardır oranın.

Arabanın bahçeye girmesi için sürgülü kapıyı açmak gerekir. Küçükken “Sen inme, çekemezsin.” derlerdi. Şimdi arabadan ilk fırlayan benim açmak için.

O kapı açılış sesini dedem duyar hemen çıkar dışarı. Arkasından da babaannem üstünde mutfak önlüğü, ellerini küçük bir havluya silerek çıkar. Şu yaşıma geldim dedemin ve babaannemin elini bayramlar dışında öpmedim. Çünkü ne zaman öpmeye yeltensem elini arkaya saklar, sarılırlar. Ben de öyle alıştım. Babaannem ise beni her gördüğünde mutluluk dolu yüksek bir sesle “Bu kim?” der. Söyleyişi hiçbir zaman soru içermez, daha çok bir coşku vardır.

Alınan şeyler içeri taşınır, genelde yemek saatine denk geldiğimiz için annem ve ben sofra işine girişir, babaanneme bir şey yaptırmamaya çalışırız. Masa kurulur, yemekler konur ve dedem gür sesiyle yemeğe güzellik katan anılar anlatır.

Yemek faslı biter de babaanne baklavası olmaz mı? O da gelir tabi. Bir başkadır tabi o. Köy de yenen her şey ayrıdır aslında.

Yemekler bitti mi iş yine bize döner. Küçükken engel olunurdu bulaşık için bana. Zaten bu seneye kadar bulaşık makinesi de yoktu. Bir yaşa geldim, bu sefer kaş göz işaretleriyle yapmam gerekenler anlatıldı. Neyse ki artık her şey kendiliğinden oluyor. Ben bulaşığın başına geçiyorum. Annem masayı kaldırıp yerleri süpürüyor. Tabi genelde benden önce babaannem bulaşık işine fırlıyor, ben de dil döküp onu oturtmaya çalışıyorum.

Ardından çay demleniyor. Arada bittiğini görmediğim çayları annem kaş göz işaretleriyle gösteriyor. Ben de işe koyuluyorum.

Öyle öyle geçiyor gece. Hepsi de birbirinden eğlenceli oluyor.

Bayramlardan bahsetsem neler neler olur. Bambaşkadır köydeki bayramlar.

10PM
Küpe yapma mevsimi de geldi!

Küpe yapma mevsimi de geldi!

arsiv 

10PM

Bu yolculuk da burada biter.

arsiv 

7PM
7PM
Summer is coming…

Summer is coming…

9gag 

7PM

Benim.

Yolda giderken teyzelerin “kızım ayakkabılarını bağlasana” dedikleri kız benim.

“Kızım üstüne bir şey giysene” demeyi bekleyen teyzelerin de hedefi benim.

Yolda giderken her seferinde takılıp sonra toparlanıp da çaktırmamaya çalışan ama sonra kendisine gülen de benim.

Telefon cebimdeyken etrafta “Telefonum nerdeağ” “Telefonumu kim aldıığğ” diye bağıran da benim.

Gördüğü her kameraya el sallayan da benim. Yetkililere sesleniyorum, kamera kayıtlarında görürseniz şaşırmayın.

12PM

Bugün İstanbul’a dönüş…

İyiydi buralar. Yaz moduna girmiştim ben.

Kafana göre yatma, arada tıkınma biraz da bisiklet sürme, top bulunca da basketbol oynama…

Bitti ama. Yine dönüyorum. Neyse az kaldı yine döneceğim buraya.

12PM
11AM

Neyse, diğerleri gibi bu da 2 gün gündem de kalır sonra gider.

Bekleyelim de bi’ kendilerine gelsinler.

11AM

Kabuslar.

Burada günler güzel geçiyor ama rüya ve uyku biraz karmaşık.

Uyuyordum ama bir uyanıktan farkım yoktur. O her zaman ki kabus beni umursamadan bir kez daha tekrarlanıyordu.

En son darbe geliyordu yine bu sefer görmek istemiyordum. Uyandım. Evet, uyandığıma eminim. Hiçbir şey bozulmadan devam etti sahne. Gözlerimi kapattım tekrar ve daha sonra hatırlamayacağım bir çığlık attım.

Her şey kayboldu.

Her yer karanlıktı.

Bir ışık aramaya çalıştım ama yoktu. Emindim artık uyanık olduğuma. Defalarca gözlerimi açıp kapadım. Yoktu. O kabusa sebep olan da gitmişti. Işık da gitmişti.

Biraz sakinleştim ve düşünmeye başladım. O çığlığı atan ben değildim sanki. O ses benim değildi. Tek hissettiğim çığlık atmak istediğim ve birinin çığlığı. Ama benim değildi o sanki.

Bir kez daha uykuya daldım. Uyumadan önce bir kez daha baktım ama hala bir ışık yoktu.

May192013

Sapanca

arsiv 

11AM

Doğal bir sabah işte.

arsiv 

May182013
İlk karşılaşınca bi’ sevimsizlik oldu ama sonra sevdik birbirimizi.

İlk karşılaşınca bi’ sevimsizlik oldu ama sonra sevdik birbirimizi.

arsiv 

10PM

(Source: hayaocalcifer)

10PM

Sapanca’ya yolculuk özeti bu denebilir işte. Şimdi oturmuş temiz havanın tadını çıkarıyorum.

İstanbul da iyidir ama memleket ayrı güzeldir.

arsiv 

← Older entries Page 1 of 209